6 Ekim 2013 Pazar

Amerikan Düğünü

Filmlerde görmüşsünüzdür. Gelini babası getirir, damada verir. Herkes oturur onları izler. Papaz konuşur. Sonra herkes alkışlar falan. Heh işte aynen böyleydi.
Ben düğünde garsondum. Ve olayın tam içindeydim. Başlangıç öyleydi. Şimdi gelelim gelişme kısımlarına...
Ortaya peynirlerden oluşan bir açık büfe koyduk. Ben krakerler bittikçe yeniliyordum. İnsanların bu bölümde tek yaptığı düğün yemeği öncesi tıkınmak. Kimse konuşmuyor. Cenaze evi gibi. Herkes peynirlere gömülmüş. Peynir yiyor.
Sıra geldi speech'e. Bu bölümde gelinin ve damadın en yakın arkadaşları anılarını anlatıyor.
Bu bölüm en uzun süren bölümdü. Yaklaşık 2 saat sürdü. Konuşmalar bitince herkes alkışladı, kadeh kaldırdılar. Ve artık sıra yemeğe geldi.
Şefimiz gerçekten alanında çok iyi. Mükemmel yemekler vardı düğünde. Çeşit çeşit makarnalar, deniz ürünleri, ıstakoz, herşey herşey...
Neyse yemekler yendi. İçkiler içildi. Sıra oyuna geldi (nihayet)
Herkes sarhoş tabi ya da çakırkeyf.
Ben de o sırada boşları topluyorum. Papaz kolumdan çekti. Ne olduğunu anlamadan kendimi sahnede buldum. Bi baktım anaaam papazla dans ediyorum. Herkes o kadar eğleniyodu ki yarım da bırakmak istemedim. Devam ettim. Papazla dans ettim ya başka da bişey demiyorum kendime.
Sonra Dawn var bizim. O da rafting guide ı arada garsonluk yapıyor. O da sarhoşlara ayak uydursun diye başladı oynamaya. Beni takip et dedi. Arkasından gidiyorum ama ben de oynamasam olmaz. Bildiğin arkamız kuyruk olmuş kıçımızı sallaya sallaya masaları topluyoruz. O kadar eğlendim ki. Düğünde davetli olsam bu kadar eğlenmezdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder