Akşam 6'da uçağım... 3te falan havalimanındaydık. Bilet kontrolü falan herşey geçildi ve dış hattaydım. Artık amerika için ilk adımı attım. Dış hatlarda uçağı bekliyorum. Yanıma bir türk geldi konuştuk kaynaştık falan. New Yorkta kuzeninin yanına gidiyomuş sana yardımcı oluruz dedi, tamam dedi de ben nedense yardım istemiyodum kimseden. Herşeyi tek başıma yapacaktım. Neyse uçağa bindik. THY ile uçtum bak herkese öneririm süper hizmet ve süper hızlılar. Yaklaşık 9 saat sonra new yorktaydım. Uçaktan indim ve serüven başladı. Öncelikle bir otel bulmak istedim. Müşteri destek bölümüne gittim. Oradaki kadın bana yardım etti. Otelin adresini elime verdi. Adresi de hintli taksici kaptı. Takıldım peşine gidiyoruz. Yolda bi kız gördüm dedim kesin bu türk. Kız hakkaten de türk çıktı. Gideceğim yere gidiyomuş Maine'e... Ben dedim otelde kalıcam kız dedi yok ben pen station'a gidiyorum. Güle güle dedim. (yalnız olcam ya illa)
İşime geldi, neyse otele girdim check in yaptım. Aman tanrım bişey unuttum: aileme haber vermeyi. Haliyle türkiye hattım çekmiyo oteldeki wifi ise bi çalışıyo bi çalşmıyo falan derken haber veremeden uyuyakalmışım.
Sabah olunca da unuttum haliyle bindim bi taksiye gittim penn stationa artık benim için amerika serüveni tam anlamıyla başlamış oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder