20 Ekim 2013 Pazar

"Çin İşkencesi" Değil "Doğu Amerika Turu" (Ya da Tam Tersi)

Anlatacaklarımdan sonra başlığı çevirme kısmını size bıraktım. "Değil"den sonra ne gelecek siz karar verin.
Neyse;
Brooklyn'den ayrıldık. Ama nasıl mutluyuz. Oradan daha kötüsü olamaz deyip yollara vurduk kendimizi.
Ben de yeni bavul aldım tıkır tıkır gidiyorum, çok mutluyum :)))))))))

(Bu arada eski bavulumu yeni bavula aktarma sırasında birçok arkadaşla muhattap oldum "aa yeni mi geldin", "aa gidiyo musun bi tanışamadık" gibisinden. Yahu 2 günlüğüne geldik zaten neyin tribi bu. Çok sıcakkanlı insanlar bu avrupalılar. Valla hee. )

Neyse işte taksi tuttuk falan gidiyoruz. Turun başlangıç yeri Queen'de. Ama nerde ? Sıkı durun.
Eveeet. Chinatown. Yani yani yani "Çin Mahallesi" ohh yeaaahhh.

Gittik Çin mahallesine. İsminden de anlayacağınız gibi her yer çinli kaynıyo. Orayı resmen Almanya'da yaşayan türkler gibi Çinlileştirmişler. Orası kesinlikle amerika değildi.
Bankaların adı, sokak isimleri, herşey herşey çince yazılmış. Neyse durduk bi otobüsün önünde bekliyoruz. Ordaki rehber abla siz bundan değilsiniz ileri gidin turunuz orda başlıyo dedi. Hadii aldık gene bavulları tıkır tıkır gidiyoruz.
Ben restauranttaki yiyeceklere bakıyorum. Kurbağa bacakları, kokan balıklar falan. Zaten Chinatown tabelasını görür görmez iğrenç kokular gelmeye başladı burnuma. Neyse onların yaşam tarzı bişey demiyorum, devam ediyorum.
Geldik asıl durağa... Bavulları yerleştirdik. Bu arada orda çin pastanesinden açma gibi bişey aldık, bak o güzeldi mesela.

Ve 4 günlük doğu turumuza çinlilerle birlikte başlamış olduk.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder